SEMPOZYUM%52 TOPLANTI DÖKÜMLERİ

1

Birinci gündemli sempozyum toplantısı, 8 Kasım Perşembe günü Boğaziçi Üniversitesi’nde yapıldı. 26 kişi katıldı. Saat 11:00’de başlayan toplantının öncesinde, daha önce tanışmamış olan %52’ciler bulunduğu için yarım saat kadar çay içilip tanışma faslı yapıldı. Toplantıya katılanların bazılarının ellerinde önceden hazırladıkları notlar ve konuşmalarla geldiklerini görmek sevindirici oldu.

Toplantı dökümünü okumak için  >>>

8 Kasım
PERŞEMBE

2

Lodos, İstanbul’un vapurları ve trafiğiyle birlikte Sempozyum toplantımızı da zora soktu. Bir yerden bir yere gidip gelmek imkansız değildi belki ama yolda geçirilen onca zaman toplantıda hakkıyla konuşmayı neredeyse imkansız kılıyordu. Yine de akşam saatlerine kadar toplantı iptal edilmedi. Ancak karşılıklı telefon konuşmalarında bazı arkadaşların İstanbul trafiğindeki üçüncü saatleri olduğu ortaya çıkınca sempozyum toplantısını erteledik. Sempozyum organizasyonunu yürüten arkadaşlar, 3-4 günlük aralarla yapılan toplantıları göz önünde bulundurup, bu toplantının sempozyum sonrasında yapılmasının daha uygun olacağını düşündüler…

12 Kasım
PAZARTESİ
(ertelendi)

3

Sempozyum%52’nin bu toplantısı 15 Kasım’da İstanbul Anadoluhisarı’nda yapıldı. 19 kişinin katıldığı toplantının yapıldığı mekan, %52’nin dergileri, o güne kadar çıkan bildiri ve afişlerden örnekler, medyada yer alan %52 haber ve röportajları ile donatıldı, bir de internet bağlantılı bilgisayar vardı. İlk toplantıdaki gibi elde notlar vardı, toplantı başlamadan önce bir %52’ci toplantı gündemindeki konularla ilgili somut önerilerinin olduğu bir bildiriyi katılımcılara dağıttı.

Toplantı dökümünü okumak için  >>>

15 Kasım
PERŞEMBE

4

Örgütlenmenin ele alınacağı bu toplantıya daha yoğun katılma isteği İstanbul ve çevresinden değil, başka bölgelerden geldi. Konu olarak da ilk adımlarını İstanbul’da atan mücadelemizin başka yerlerdeki varoluşunu ele almayı düşündüğümüzden bu gayet hoş bir gelişme oldu. Bu nedenle toplantıda aktif olmak konusunda fikirleri ve önerileriyle heyecan veren arkadaşların bir kısmı, İstanbul’da kısa bir görüşme yapıp bu toplantının esas olarak Ankara ve İzmir’de yapılmasını kararlaştırdılar. Organizasyon konusunda yapılan bir saatlik toplantının ardından, Ankara ve İzmir’den ikişer arkadaş organizasyonun sorumluluğunu aldılar, şu ara bu şehirlerdeki toplantıların organize edilmesi için aktif olmayı düşünen %52’cilerle görüşüyorlar. Ayrı ayrı yapılacak toplantıların tarih ve diğer ayrıntılarını duyuracağız.

19 Kasım
PAZARTESİ

5

Öğrenci-dışı gençlikle %52’nin varoluşunun ele alındığı sempozyum toplantısı 22 Kasım Perşembe günü İstanbul Sarıyer’de yapıldı. 20 kişinin katıldığı toplantıya üniversiteliler pek ilgi göstermedikleri için azınlıktaydılar. Toplantı gündemi açısından bu kötü bir durum değil tabii. Artık iki-üç sempozyum toplantısı yapılmış olmasının da etkisiyle olsa gerek, katılımcılar bir hayli hazırlıklıydı. Toplantıda ele alından bir önerinin hemen hayata geçirilmesi için, toplantı çıkışında sekiz kişilik bir grup konuyla ilgili olan yerde hazırlık çalışması yapmak üzere yola koyuldu. (Bu da bu toplantının diğerlerinden farkı oldu.)

Toplantı dökümünü okumak için  >>>

22 Kasım
PERŞEMBE

6

İki arkadaşımız toplantı dökümleri için çalışıyor.

Toplantı dökümü hazırlanıyor

26 Kasım
Pazartesi

 

Bir yılı geride bırakan %52’nin özgürlük mücadelesinin 2. yılına girerken, bugünden geleceğe adım atmak, özgürlük ve hayalgücü hareketimizi yaratmaya devam etmek için buluşuyoruz. Her yürek bir örgüt diyenler, yüreklerini buluşturuyor.

İktidarlar meclislerinde, partilerinde, karargâhlarında, devlet dairelerinde, şirket kapılarının ardında hayatlarımızı gasp etmek için konuşurken…
Biz, onların dayattığı ölüme karşı hayatı savunmayı, kendi hayatlarımızı kendimiz yaratmayı, özgürlük ve insanlık mücadelemizi nasıl daha da büyüteceğimizi Sempozyum’da konuşuyoruz. “Sempozyum” pek çok insan için kasvetli ve boğucu bir etkinliği çağrıştırsa da, biz onu şölen köklerini anımsayarak organize ediyoruz. Sempozyum%52, bir özgürlük şölenidir! İktidarların merkezî-hiyerarşik aygıtları insanları ve fikirleri susturucu işlev görürken, Sempozyumumuz herkesin aktif olarak sözünü söylediği, kendi hayatı ve özgürlük yolculuğumuz hakkında doğrudan karar aldığı bir zemindir. Yüreklerini ve beyinlerini özgürlük hayallerinin engin gökyüzüne çevirenler, iktidarların puslu grisine hapsedilmeye çalışılan hayatı geri almak için, 2. yılda da daha güçlü haykırabilmek için buluşuyor.

Geçtiğimiz bir yıldan bugüne biriktirmelerimizi önümüzdeki yılda adımlarımızı daha güçlü atmak için değerlendireceğiz. Zalimlere, katillere, gaspçılara, iktidarlara karşı özgürlük tutkumuza ve hayalgücümüze güvenerek yürümeye ve ayaklanmaya devam etmek için eksiğimizi tamamlayacak, fazlamızı artıracağız, yapabildiklerimizi renklendirerek çoğaltacak, yapamadıklarımızı önümüze koyup kafa patlatacağız. Bir senelik mücadele sonrasında sorunlarımızı ve başarılarımızı en ince ayrıntısına kadar konuşup, önümüzdeki yılda mücadelemizi yaratacağız.

Hayat bir kâbus değil. Ama iktidarlar her bir günü karabasana çevirmek için ellerinden, paralarından, ordularından, medyalarından gelen her şeyi yapıyorlar. Öyleyse… Haydi! İktidarların kâbusu ve insanoğlunun en güzel rüyası özgürlük için! Bir adım attık, bir adım daha: Yürümeye devam ediyoruz!


SEMPOZYUM%52 GÜNDEMLERİ

1

Bir ayaklanma projesi olan %52’nin manifestosunun bu topraklardaki özgürlük mücadelesine ve hayata ne katkısı oldu? Önümüzdeki dönemde katkı nasıl geliştirilebilir?

8 Kasım
PERŞEMBE

%52, yaklaşık bir ay süren “%52 Nedir” kampanyasının ardından, ilk adımını 5 Kasım 2006’da %52 Öfkenin Manifestosu’nu açıklayarak attı. Manifestonun, ele aldığı mücadele sayfalarında getirmeye çalıştığı perspektiflerle, gençlik mücadelesi tarzını da değiştirmek iddiası taşıyan %52’den doğru yaratılacak varoluşların canlı bir ilham kaynağı olduğunu düşünüyoruz. Özellikle Kasım 2006’dan sonraki aylarda manifestoya sadece gençlerden değil, çok çeşitli kesimlerden tepkiler geldi. Manifesto Mayıs ayında kitaplaştırıldı. Tüm iktidarlara karşı ve özgürlükten yana girişilecek çabalara, hayata ve dünyaya “dört köşeli çerçeve” değil, sürekli yaratılmakta olan perspektifler verme çabası olarak manifesto %52’nin önemli eylemlerinden biri ve özgürlük mirasına anlamlı bir katkı olarak değerlendirilebilir. Sempozyumun bu gündeminde, darkafalı “teori-pratik” ayrımlarını dağıtan bir varoluş perspektifinde Öfkenin Manifestosu’nun önümüzdeki dönemde özgürlük mücadelesine katkılarını artırmak için konuşacağız. “Tamamlanmamış” manifestoya yeni mücadele sayfaları katma noktasında ayrıntıları ele alacağız.

2

%52’nin eylemleri ve varoluşu ayrıntıda ve genelde nasıl bir etki yarattı? 2. yılda bu etkiyi artıracak perspektifler neler olabilir?

12 Kasım
PAZARTESİ

Bir gençlik mücadelesi olarak %52, “eylem” algılayışını da değiştirme iddiasıyla da yola çıkan bir hareket. Bu konuda önemli adımları attığına da şüphe yok, ancak bir yandan da, %52 salt bir eylem topluluğu da değil, olmamalı. Bu başlıkta öncelikle %52’nin salt bir eylem topluluğu olarak algılanıp algılanmadığını tartışacak, daha sonra da %52’nin varoluşunun çok çeşitli imkânlarını artırma yollarımızı değerlendireceğiz. Sosyal devrim perspektifli bir ayaklanma projesi olarak %52 açısından eylem, özgürlükten ve hayattan yana tüm bir varoluştur ve bu nedenle 24 saati kapsar. %52’nin çeşitli tek tek eylemlerinin ses getirdiğini ve pek çok insanın %52’yle tanışmasına vesile olduğunu biliyoruz. Bu tanışmaları bir hayalgücü buluşmasına doğru geliştirecek bir örneklemeyi %52 eylemli varoluşunda hakkıyla yaratabildi mi? Geçtiğimiz yıldaki başarı ve başarısızlıklarımızı değerlendirip önümüzdeki dönemde varoluşsal imkânlarımıza kafa yoracağız. Çünkü %52, hiçbir şeyin tekrarı olmadığı gibi, kendisinin de tekrarı olmamalıdır. “%52’nin bir sonraki eylemi ne olacak?” meraklı bekleyişlerini tatmin etmek değil, %52’nin eylemlerini de yaratacak bir varoluşun potansiyellerini artırmaktır meselemiz.

3

%52’nin fikirlerinin, eylemlerinin, varoluşunun insanlar arasında yaygınlaşmasında propaganda ve iletişim açısından bir dönem nasıl değerlendirilebilir? Yeni açılımlar neler olabilir?

15 Kasım
PERŞEMBE

Başlangıcından itibaren %52 internet üzerinde etkililiği küçümsenemez bir proje oldu. Sadece sesini duyurması açısından değil, sanal âlemi doğrudan bir kampanya eylem alanı olarak değerlendirme ve ayrıca %52’nin gerçek varoluş örneklemelerinin başka çabalara da ilham olabilmesi açısından da etkili bir yer oldu. Ancak aynı zamanda, bu topraklarda internet kullanımı alışkanlıklarının da belirlediği kolaycı ve tüketici kaypaklığın da sıkıntısını çekti. Öte yandan köşe yazarlarından televizyon programlarına kadar medyanın çeşitli alanlarında geçen bahsi (ki suiistimale önlem olarak karşılıksız bırakılmış yüz kadar röportaj talebine rağmen) %52’nin pek çok yerde bilinen bir proje olmasına vesile oldu. %52’nin dayanışmasıyla dağıtılan %52 ÖFKE dergisi, az baskılı ve çok özenli dağıtımına rağmen bu topraklarda pek çok yere ulaştı. Bununla birlikte, dergiyi dağıtmak ve siteye girmek konusunda hevesli dostlarımızın, bunların yaratılma süreçlerinde katkılarının yeterli oranda olup olmadığını düzgün bir şekilde değerlendirmeliyiz. Ve bütün bunların yanında %52’nin belkemiği olan, gerçek, canlı, yüz yüze ilişkilerde ve örnekleyerek derdimizi anlatabilmek… işte tüm bu noktalarda geçtiğimiz bir yılın etkilerini değerlendirecek ve 2. yılımızda (özellikle yüz yüze ilişki kısmına önem vererek) biriktirmelerimizi nasıl artırabileceğimizi konuşacağız.

4

Bir örgütlenme projesi olarak da %52 ideallerinde ve perspektiflerinde neler başardı, önümüzdeki dönemdeki adımlar için hangi açılımlar getirilebilir? Ayrıca, ilk adımlarını İstanbul’da atan projemizin bu toprakların her yerindeki potansiyellerinin daha fazla örgütlenmeye dönüşmesi için geçtiğimiz yıl neler yapıldı, önümüzdeki yılda bunun organizasyonu için ne yapılabilir?

19 Kasım
PAZARTESİ

Bu topraklarda çokça bulunan merkezî-hiyerarşik itaatkâr aygıtların ötesinde, %52, sürekli yaratılan bir mücadele olarak örgütlenme perspektifinde başarılı ve başarısız yönlerini iyice tartışmalı. Özgürlükten ve hayattan yana %52’nin yanında atan yürekler, öfkenin dayanışması olarak %52 örgütlerine ne kadar dönüştürülebildi? Geçtiğimiz bir yıl içerisinde, bıktırıcı bir tekrar olan aygıtlaşmalardan ayrı olarak hakiki bir örgüt algılayışını oluşturmak konusunda köklü adımlarımızı manifestodan başlayarak atmakla birlikte, bu algılama değişikliğini hayatla ne kadar buluşturabildik? İlk adımlarımızı attığımız İstanbul’dan başlayarak, şu anda bu topraklardaki pek çok kentin duvarlarında %52 yazıyor, bunları gelip geçici boyaların ötesinde, sürekli bir varoluşun imzaları haline getirmek için attığımız adımları ve ayaklarımızın gitmediği en geniş ve en derin yerleri iyice değerlendireceğiz. Aslında bu başlıktaki değerlendirmelerimiz, diğer tüm başlıkları da kapsayan kilit bir açıda duruyor. Başını belaya sokmaya niyetli olanlar için ideal bir proje olan %52 mücadelesinde elini taşın altına sokmaya niyetli olanlar bu başlıktaki değerlendirmede aktif olmalı. Geçtiğimiz yılın eksikliklerinin ötesinde, biriktirmelerimizi ve potansiyellerimizi ele alıp bunları iktidarların karşısında büyüyen bir varoluşa dönüştürmenin zeminini yaratmak zamanıdır.

5

Mücadelenin öğrenci kesimlerin dışındaki gençlikte varoluşu açısından hangi adımlar atıldı, önümüzdeki süreçte atılabilecek adımlar ne olabilir?

22 Kasım
PERŞEMBE

%52, “gençlik mücadelesi”ni öğrenci gençliğin –özellikle de üniversitelilerin– üç-dört yıllık doldur-boşalt geçiciliğine hapseden kısırdöngünün dışında olma iddiasını hep taşıdı, hâlâ da taşıyor. Mücadeleyi elitleştiren ve daraltan öğrenci karakterini ne kadar parçalayabildik ve hatta “öğrenci gençlik” kesiminde “öğrenci” kimliğini kırıp bir genç olarak mücadele etmelere ne kadar yol açabildik? %52, öğrenci-dışı kesimde de yankısını sıkça buldu, ama varoluşunu yaratmakta sıkıntılar çektiği de açık. Önümüzdeki yılı, beyni uzun eğitim törpülemesinden geçmemiş ve iktidarların en ölümcül saldırılarıyla karşı karşıya kalan gençlik kesiminde varoluş açısından değerlendirmek mücadelenin hakkıyla verilebilmesi için çok önemli bir noktada duruyor.

6

Dünden (özellikle Hrant Dink’in katledilmesinin ardından) bugüne yaşananları nasıl değerlendirebiliriz? İktidarların önümüzdeki dönemde hayatlarımıza yapabileceği saldırıları hayattan ve özgürlükten doğru engellemek için neler yapabiliriz?

26 Kasım
PAZARTESİ

Devletli-partili-şirketli iktidarlar 17 yaşındaki bir genç tetikçiye Hrant Dink’i (“bir Ermeniyi”) vurdurttular… Ve bugün, kendisinden olmayanı linç etmek için salyalar akıtan kitleler sokaklarda bitiveriyor. İktidarların hiçbir gelecek veremediği ve kendisi için açık bir tehdit olan %52’lik kesim, “bizden olmayan” diye damgalanan “düşman”a yönlendiriliyor ve hayatın boğuntuya getirildiği bu çarpıştırmada iktidarlar kazanıyor. Savaş, ölüm, kanla yıkanan toprak, silah, tabut – aylardır bunlardan başka ne gördük? Ve işte tam bu noktada bir %52 var. Özgürlük mücadelesinin hayatta kalma çabasıyla da örtüştüğü bugünden geleceğe doğru, özgürlüğü ve hayatı, yaşadığımız ve mücadele verdiğimiz yerlerde de yaratarak, iktidar saldırılarını engelleme imkânlarımızı konuşacağız. “Söz konusu vatansa gerisi teferruattır (ayrıntıdır)” diyerek, genç katilleri ve ölümleri teferruat kabilinden önemsizleştirenlere karşı, en derin teferruatlardan (hayatlarımızdan) başlayarak mücadeleyi büyütmenin yollarına kafa yoracağız.

Sempozyum%52 organizasyonu hakkında

Sempozyum toplantıları, hemen yukarıda okuduğunuz altı ana gündemle düzenlenecek.

Mücadelemizi 2. yılımızda da yaratmaya devam etmemiz için düzenlenen sempozyum toplantılarında aktif olarak yer almak isteyenlerin, aşağıdaki formu eksiksiz bir şekilde doldurmaları gerekiyor. Yer darlığından dolayı sınırlı sayıda katılımla organize edilecek sempozyum, bu formla yapılan başvurular üzerine kurulu olacak.

Tarihlerini gördüğünüz toplantıların saati, aktif olarak yer alacak dostlarımıza göre ayarlanacak. Aktif olarak katılım noktasında kesinleşenler dışında kimse sempozyum toplantılarına katılamayacak. Bu nedenle sempozyumun organizasyonu noktasında iletişimi sürekli kılmamız önemli.

Sempozyum gündemlerini daha etkili organize etmek için formda sempozyum gündemlerine ilişkin fikirleri de sormanın uygun olacağını düşündük. Aktif olmak istediğiniz gündeme dair yaklaşımınızı ve önerilerinizi formun bu kısmına yazarsanız, hedeflerimize daha kolay ulaşabiliriz.

Özgürlük ve hayalgücü hareketinin 2. yılında da güçlenerek yaratılmaya devam etmesi için yapılan tüm bu diyaloglar, daha sonra sitemiz ve dergimiz aracılığıyla yayınlanacak. (Formda gerçek ismin yanında takma ad (nickname) almamızın bir sebebi de bu dokümanlarda gerçek ismin kullanılmayacak olması.)

Son olarak, gerek sınırlı sayıda katılımla organize etmek durumunda olmamız sebebiyle, gerekse başka şehirde bulunup da gelemediği için katılamayan dostlarımız iletişimi sürdürürlerse mücadelemiz sürecinde başka imkânları beraber yaratabileceğimize inanıyoruz.

Sempozyum için şu adresten iletişime geçebilirsiniz: Serasker Cad. Osmancık Sok. Talatbey Apt. No: 11/4 KADIKÖY - İSTANBUL.